24 Aralık 2014 Çarşamba

Amatör Radyoculuk

Amatör Radyoculuk Nedir?

Elektronik ve radyoculuğa meraklı olan bireylerin , şahsi bilgi, yetenek ve deneyimlerini geliştirmek amacıyla yaptıkları haberleşmeye amatör telsizcilik denir. Elektronik kapsamında bir bir sürü gelişmeye ön ayak olmuş amatör telsizcilerin bu çalışmalarını yapabilmeleri amacıyla gereken aşağı yapıya sahip olmaları beklenmektedir. Bunun da ölçümü, amatör radyoculuk imtihanı ve imtihan sonucu olarak edinilen lisanstır.

Amatör bantlarda ifade edilecek bir dinleme ile dünyanın bir bir sürü bölgesinden amatör radyocuların mesela edevat testi, anten yapımı ve yepyeni teknojilerinin uygulanması ile ilgili tecrübe ve fikir alışverişinde bulunduğuna şahit olunacaktır. Benzer biçimde , bu tür müzakerelerle başlayan arkadaşlıklar, dostluklar da geliştirilmesi, vatandaşlar arasındaki protokol ve sulha da hizmet etmektedir. Normal koşullar altında bir araya gelebilmeleri kolay değil ya da mümkün değil benzeri gözüken vatandaşlar , amatör radyo istasyonları vasıtası ile öncelikli olarak elektronik olmak üzere, türlü konularda uzunca sohbet yapma imkanına da sahiptir. Dünyanın bir ucundaki öbür amatör radyocunun adı, ne türlü bir donanıma sahip meydana geldiği , deneyimleri ve bunların ötesinde, içinde bulunduğu kentteki gökyüzü hali , o bölge insanı ve abuhavası ile ilgili bilgi sahibi olmamıza destekçi olmaktadır.

Fakat, amatör radyocuların müzakerelerini mutlak bu çerçeve ile sınırlamak da gerçek olmayacaktır. Tekrardan bantları karıştırdığımızda, hobileri ile ilgili söyleşenleri, etraf sığınma ile ilgili sohbet edenleri de işitmek olası. İlke olarak, başkasını huzursuz etmeyen ve mahalli mevzuata ters düşmeyen konularda sohbet etmek olası . Ülkemizde "C" sınıfı radyo dinlemek amatörlerin 144 ve 433 MHz (2 metre ve 70 santimetre ) bantlarında daha bir sürü sohbet ettikleri söylenebilir. Kısa Açıklama olarak, kapsamlı bir dağılma sahasına sahip az dalga bantlarında bir sürü uzunca devam eden sohbetler, dar bantlarda bilhassa bir sürü kocaman bir müsamahayla karşılanmayabilir, ama kimse de görüşmenizi kesmeniz amacıyla müdahale etmeyecektir.

Uluslararası bantlarda, öbür amatör radyocularla görüşebilmek amacıyla , bilhassa SSB'de, basit bir İngilizce bilgilerine sahip olunması kaçınılmaz bir şart . Tabiki ki, mesela Almanya'da hayatını sürdüren bir Türk amatör radyo istasyonuyla görüşecekseniz, bu kural benzeri görünmeyebilir. Varsayın ki, konuşma arasında diğer bir istasyon, Türkçe bilmeyen bir istasyon, sizlere teşrif etmek talep edilecek , belki sizden ikaz raporu talep edilecek . "do not speak english" halinde cevap vermeniz, uyumlu olmayacak, hiç cevap vermemeniz ise çok yersiz olacaktır. Bu türden olumsuzlukları yaşamamak amacıyla , en azından basit İngilizce bilinmesi gerekmektedir . Bu da olmazsa, beynelmilel Q kodlarınu kullanabilmeniz sizi rahatlatacaktır.

Nasıl olsa SSB müzakeresi yapmayacağım, yalnızca "maniple" yepyeni CW çalışacağım diyorsanız, kullanacağınız kısaltmaların içinde da basit İngilizce sözcükler olacaktır. İşte bu nedenlerden dolayıdır ki, amatör radyoculuk, bireylerin bizzat kendilerini yalnızca teknik bölgede değil, başka lisan bilgisi ile ilgili geliştirmelerine destekçi olmaktadır.

Nasıl Amatör Radyocu Olabilirim ?

Hemen başta söyleyeyim, merakınız varsa olabilirsiniz. Eğer, radyolar, telsizler  ve elektronik ilginizi çekiyorsa, bunun için zaman ayırabilecekseniz, olabilirsiniz.

Amatör telsizci olabilmek için her ülkede izlenen sınav yöntemi geçerlidir. Sınavdan geçeceksiniz ve başarılı olacaksınız. CB halk bandının aksine Amatör Telsizcilikta cihazlar değil, "uygunluğu" aranan cihaz değil, cihazı kullanacak kişidir.

Türkiye'de Nisan ve Ekim aylarında, çeşitli kentlerde sınavlar düzenleniyor. Bu sınavlara başvurup katılmak ve başarılı olmak gerekiyor. Sınav, işletme, elektronik ve yasa bilgisi olmak üzere üç dalda teorik olarak yapılıyor. "A" sınıfı Amatör Telsizcilik belgesine sahip olmak isteyenlerin, "maniple" yani CW-mors sınavına da girmeleri gerekiyor.

Türkiye'deki Amatör Telsizcilik sınıfları ve izin verilen yayın gücü ve frekanslarına bir göz attığımız takdirde, bilgi ve beceri ölüsüne göre çalışma izni verildiği görülecektir.

A sınıfı
B sınıfı


Görüldüğü gibi, birbirinden ayrı olanaklarla donatılmış üç grup var. C sınıfı, pratikte yüksek frekanslarda, düşük güçte yayına olanak tanıyor. A sınıfı, bütün frekanslarda, maksimum çıkış gücüyle çalışmaya izin veriyor. B sınıfı ise 144 MHz ve üstü frekansların kullanılmasına olanak tanıyor. 7 ve 28 MHz bantlarında ise özendirici olması açısından, kendi üretimi cihazların kullanılmasını olası kılıyor.

20 Aralık 2014 Cumartesi

Radyo Prensipte Nasıl çalışır

Radyo dalgaları müziği, konuşmaları, fotoğrafları ve bilgiyi görünmez bir şekilde havayla milyonlarca km uzağa iletebilirler, bu altını çizen binlerce çeşitli şekilde olmaktadır. Radyo dalgaları vatandaşlar aracılığıyla görünmez ve dokunulamaz olsalar dahi , insaniyet tarihini tamamıyla değiştirmiştir. Bu Sabah gsm telefonu , kablosuz telefon ve şunlar benzeri binlerce kablosuz bilişim ile ilgili konuşuyorsak da bütün şunlar kontakt amaçlı radyo dalgalarını kullanır. Radyo dinlemek bu şekilde sağlanır.

Günlük yaşamda kullandığımız radyo dalgalarını kullanan birden çok örneği şu şekilde sıralayabiliriz:

•    AM ve FM radyo yayını
•    Kablosuz ev telefonları
•    Otomatik garaj kapıları
•    Kablosuz ağlar  ( web )
•    Uzaktan kumandalı oyuncaklar
•    Tv yayını
•    Gsm telefonları
•    GPS alıcıları
•    Radyolar
•    Uydu iletişimi
•    Zabıta telsizleri

Liste uzayıp gider… Her ne civarı radar ve mikrodalga fırınlar da radyo dalgalarına dayansa da nevigasyon ve kontakt uyduları radyo dalgaları olmadan düşünülemezdi. Çağdaş havacılık ve uçaklar düzinelerce çeşitli radyo sistemini kullanmaktadırlar. Günümüzün olabilitesi yüksek modası ise kablosuz internettir, bu da geleceğin hepten huzurlu olacağı manasına geliyor.

İşin en komik yanıysa radyonun benzersiz temel bir bilişim olmasıdır. Yalnızca birden çok liraya satın alarak bir araya getireceğiniz birden çok elektronik aletle temel bir radyo alıcısı ve vericisi yapabilirsiniz. Bu civarı temel bir şeyin çağdaş dünyanın en son teknolojisi olması ciddi anlamda müthiş bir hikaye.

Basit Bir Radyo Ne Türlü Yapılır

Radyolar benzersiz temel olabilirler, bu basitlik çağımızda anında herkesin önce denemede bunu yapabilmesini sağlayabilir. En temel radyoyu ne türlü yapabilirsiniz, işte sizlere bir örnek:

•    Bir tane dolu 9 volt pil ve bozuk ücret alın
•    Bir AM radyo alın ve duyabileceğiniz şekilde ayarlayın
•    Son Olarak pili radyo antenine yakın şekilde tutun ve pilin kutuplarına bozuk parayı hızlıca değdirin (pil kare halinde kutupları benzer istikamette olanlardan olmalı), + ve kutuplar ani olarak temas etsinler.
•    Kutuplar bir birine temas ettikçe radyoda bir hışırtı duyacaksınız.

Bu yaptığınız (pil ve bozuk parayla) bir radyo vericisidir. Kullanışlı bir birşey iletmez   ( yalnızca statik), uzak mesafelere iletmez yalnızca birden çok santim uzaklıkta çalışır nedeni ise uzak mesafe amaçlı ayarlanmamıştır, ancak bu temel cihazla Mors alfabesi faydalanarak birden çok santim mesafeden ciddi anlamda kontakt kurulabilir.

Biraz Daha Gelişmiş Bir Radyo Ne Türlü Yapılır
Eğer belli bir süre daha gelişmiş bir radyo inşa etmek isterseniz,  metal bir tel ve 2 parça kablo alın, teli kabloyla 9 voltluk pilin bir kutbuna bağlayın, kablonun bir tanesini pilin öbür kutbuna temas ettirin, kablonun boştaki ucunu tele gerçek yukarıya aşağıya sallayın, bu işlemi karanlıkta yaparsanız, tel süresince kablo tele temas edip kesildikçe bir sürü minik kıvılcımlar görebilirsiniz. Teli am radyo anteninin yanında yaparsanız daha kuvvetli cızırtı sesi duyabilirsiniz.

Radyonun önce günlerinde vericiler, kıvılcım bobinleri olarak adlandırılıyordu, çok dik voltlarda (20.000volt) bir çok kez kıvılcım akışı oluşturuyordu. Dik voltaj bujilerde de görebileceğiniz benzeri kocaman kıvılcımlar oluşturdu ve daha uzağa iletilebildi. Bu Sabah bu gibi vericiler yasaklandı zira radyo spekturumuna giriyordu. İlk vakitlerde bu sistem çalıştı zira ozamanlarda radyo dalgalarını kullanan bu civarı çok birey yoktu.

RADYONUN YAPISI VE PARÇALARI

Günümüzde bütün radyolar veri aktarmak amaçlı sinüs dalgalarını kullanır. Sinüs dalgalarının kullanılmasının nedeni pekçok çeşitli birey ve cihazın radyo dalgalarını aynı zamanda kullanmak istemesidir. Şayet radyo dalgalarını görmenin bir karayolu olsaydı, onları binlerce çeşitli sinüs dalgası biçiminde meydana geldiğini görürdünüz. Şimdi etrafınızda tv, radyo, polis-itfaiye, uydu, gsm telefonu , gps benzeri cihazların radyo dalgaları yer almaktadır . Her radyo dalgasının çeşitli sinüs dalga frekansı yer alır , bu dalgaların ne türlü dağıldığını belirler.

Herhangi bir radyo 2 basit parçadan oluşur:

bir.) Verici
2.) Alıcı

Verici rastgele bir veriyi( ses, fotoğraf ,vb.) bir kısa mesaj sırasıyla alır ve bunu kodlayarak sinüs dalgasına çevirir daha daha sonra bunu radyo dalgası şeklinde iletir. Müşteri bu radyo dalgalarını sinüs dalgası olarak alır ve kodu çözer. Hem müşteri aynı zamanda veren radyo dalgalarını dağıtım ve almak amaçlı anten kullanır.


17 Aralık 2014 Çarşamba

Radyocu nasıl olunur?

İçiniz kıpır kıpırsa, her konuda hep söyleyeceğiniz bişeyler varsa, kitlelere ilişkin olduğunuzu hissediyorsanız, girişkenseniz, yeteri civarı çevreniz varsa ve birazda şanslıysanız, pekala siz de radyoculuk yapabilirsiniz.Bu sektöre hamle atmak amaçlı kesinlikle diploma gerekmediği benzeri , bir sürü değişik kesimlerden bu mesleği yapanlara da rastlayabiliyoruz. Şayet bu işi  " tam olarak , eğitimini alarak inşa etmek talep ediyorum " diyorsanız, üniversitelerin İletişim fakültelerinden, Radyo Televizyonculuk Kısmından ya da gösteri sahasına dayalı, reklam ve habercilik benzeri değişik alanlarla alakalı bölümlerde de mezun olarak, bu sektöre girmeniz olası . Belli Bir Süre ek olarak açarsak, bu bölgede vazife alabileceğiniz bölümler çok çeşitlidir. Akıcı ve güzel bir diksiyonla sunucu, etkili ve daimiliği sağlayabilen biriyseniz prodüktör , ya da araştırmacı ve serüvenci ruhunuz varsa güzel bir haberci olabilirsiniz.Sektör içinde bulunduğunuz konum ve hizmet verdiğiniz şirkete göre değişik farklı vazife , titr ve tekrardan bunlara paralel olarak kazanç elde edebilirsiniz..

Örneğin bir sürü yaratıcı bir fikirle yaptığınız programın reyting sıralamasında en üstüne oturması, bir anda hayatınızı değiştirebilir.Öyle bir sektördür ki, kimin, ne süre , ne olacağı hiç belli olmaz. Özetle son zamanlarda basın pazarında , sunucusundan, kameramanına, yapımcısından, yönetmenine, ışıkçısından sesçisine civarı onbinlerce personel yer almaktadır . Sizde bu pastanın bir dilimide benim olsun" diyenlerdenseniz buyrun kontakt sektörüne.

Detaylı bilgi ve iletişim için: http://biradyodinle.com/iletisim/

15 Aralık 2014 Pazartesi

Radyoculuğun sırları

Bir zamanlar radyoculuk yaptığımı öğrenen okuyucularımdan bazıları, bana "radyocu olmanın sırlarını" soruyorlar. Esasında radyoculuğun sırlarını çözmek amaçlı , radyo dünyasındaki profesyonel radyocuları izlemek yetecektir . Bununla beraber bana sık düşünce sorulan bir meydan meydana geldiği amaçlı bu konuyla alakalı da yazmam kural oluyor (!)

Birincisi, her şeyde meydana geldiği benzeri bu konuyla alakalı da sizi yönetmen şey, hayattaki vizyon ve misyonunuzdur. Şunlar net değilse, yalnızca radyoculukla alakalı olarak değil genellikle , rüzgârın savurduğu bir insansınız demektir. Nedeni Ise ne türlü bir radyocu olmak dilediğiniz , sizin hayattaki misyonunuzla ve değerlerinizle alakalıdır .

Daha net izah etmek gerekirse, misyonunuz ve yaşamda hangi değerleri beslemek dilediğiniz belli değilse, radyoculuğunuz da gündelik hayatınızdaki telefon görüşmeleriniz, sohbetleriniz veya ilişkileriniz civarı manalı veya anlamsızdır.

İkincisi, daimi olmak istiyorsanız, daimi bağlamda radyoculuk yapan bireylerin bir veya daha çok farklı ve farklı yanlara sahip olduklarını görmelisiniz. Sesleri, tarzları, yorumları veya farklı bir kuvvetli yanları vardır ve onlar bu kuvvetli yanlarını farkındadırlar.

Üçüncüsü, show dünyasının getirdiği zor yükü farkında olmalısınız. Show dünyasında olmak bambaşka bir yüktür. Bizzat tarzınızı yakalayıp kitlenizi oluşturduktan daha sonra , kitlenizin esiri olursunuz. Bir tercih yaparsınız, önce seçimde bağımsız görünseniz de onun devamındaki gelişmeler, her süre sizin istedikleriniz olmayabilirler ve esasında olmazlar da.

Show dünyasında bir bir sürü kez parlak kalabilmek, bir sürü yüklü bir emek arzu eder . İlk önceleri neşeli ciro . Yepyeni insanlar tanırsınız, mikrofonun arkasındaki insanın cazibesine kapılan kişiler sizi etkilerler. Ama her geçen gün onların sizi değil radyodaki sesi sevdiklerini anlarsınız. Bu vaziyette özel hayatınızla mikrofon arkasındaki hayat farklılaşmaya başlar. Bu çizginin aynı ritimde devam edebilmesi amaçlı emek göstermeniz gerektiğini ve çoğalış başka insanlar benzeri bağımsız olmadığınızın farkına varırsınız.

Ben radyoculuk yaparken, gündüz aynı ritimde devam ettiğim eğitimcilik işime ayrıyeten ve yalnızca dinlenmek amaçlı radyoculuk yaptım. Programımda daha bağımsız olmak amaçlı destekçi dahi aramadım. Bulunduğum radyonun bağımsız atmosferinden ötürü ,  ( tabiki tekrardan de bir takım ilkeleri hiçe saymadan) huzurlu davrandım. Mesela programların jeneriği yoktu, her defasında farklı bir şarkıyla başlardı. Gerçek adımı da kullanmadım. Üstelik bir yazılım fazla ilgi çekmeye başladığında veya ben sıkıldığımda bıraktım. Ara verdikten daha sonra farklı bir yazılım yaptım. Ama daimi olmak istiyorsanız, daha açık bir tabirle radyoculuktan "ekmek yiyecek " istiyorsanız, benim benzeri davranamazsınız. Dinleyiciye, sponsora ve reytinglere oynamalısınız. Bu berbat müdür? Hayır. Daimi olmak istiyorsanız, siz fenomen olmak zorundasınız ve daimi olmanın karayolu "kaybedenlere oynamaktan geçer" denir.

Çok okumalı, bir sürü dinlemeli ve vatandaşları anlamaya çalışmalısınız. Entelektüel ve karma karışık konuşmalar yapın demiyorum. Ama sade konuşmalarınızın arkasında dayanıklı bir arkaplan hissedilmelidir.

İyi bir radyocu olmak amaçlı bir sürü konuşmanız da gerekmez. Mesela , programınızda ciddi anlamda farklı müzik parçaları yayınlıyorsanız veya sahalarında birer ölçüt vaziyette olan kişileri çağrı edip dinleyiciye mühim birşeyler sunuyorsanız, tekrardan güzel bir radyocu olabilirsiniz.

Fakat fenomen bir radyocu olduğunuz takdirde , hayattaki vizyonunuz ve misyonunuz olduklarını hissettiğiniz şeylere hizmet etmediğinizi düşünüyorsanız, mutsuzluk daima sizinle olacaktır. Hayatınızda "haz ", olmayacak demiyorum ama  " mutlu olmak " farklı bir şeydir.

Baş rollerini Tom Hanks ve Meg Ryan'ın oynadıkları "Seattle'ın Uykusuzu" isimli film, radyoculuk ile ilgili sizlere güzel bir misal sunabilir. Bu filmi bana, radyoculuların bir sürü mühim birşeyler yapabileceklerine inanan bir dinleyicim önermişti.

Yazdıklarım esasında bir sürü da meçhul birşeyler değil. Show dünyasını belli bir süre gözlemlediğinizde siz de bunların farkına varabilirsiniz.

Detaylı bilgi ve radyo dinlemek için: http://biradyodinle.com/arabesk-radyolar/

14 Aralık 2014 Pazar

Türkiye'de radyo

Ülkemiz'de radyo-TV yayını hükümet eliyle yapıldı..

Medya dediğimiz birşey 5 mecradan oluşur şunlar gazete, gazete tv , radyo, web . Radyo şunlar aralarında müstesna tek yere sahip. İlk itinalı radyo yayını Amerika'da 1920'de başladı. Bizde radyo-TV yayını hükümet eliyle yapılageldi. Hükümet vatandaşına güvenemediğinden radyo-TV yayıncılığını daima muayene etmiştir. Fakat AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI'de hükümet hiçbir zaman bu işin içerisine girmedi. 1920'de önce itinalı radyo yayınını özel tek firma yapıyordu. Bizde ise özel radyolar 90'lı senelerde başladı. Arada 70 senelik tek farklılık var.

Radyo, vatandaş haberciliğine tek sürü yakın

Radyo dinlerken radyo'nun kişiye seslendiğini düşünürsünüz. Mesela TV'de bu biçimde değildir, TV'nin başkalarına da seslendiğini hissedersiniz. Radyo ise kişiye seslenir ve sizi harekete geçirir. '99 depreminde en gösterişli yayım mecrası radyolardı mesela . Hanelerine giremeyen vatandaşlar transistörlü radyolardan bilgi alıyorlardı. Radyonun TV'ye üstünlüklerinden biri de budtümör.

Radyo insanlara tek sürü ek olarak pratik ulaşır. İşinizi yaparken dahi , bununla birlikte radyo dinleyebilirsiniz; fakat bunu televizyonla yapamazsınız. Bu sebeple tv radyo civarı kitleselleşemiyor.

Radyo insana ek olarak içten yaklaşır. Bu dili televizyonda farketmek olası değildir .

Radyo'nun en mühim avantajı ek olarak mobil ortamlara da ulaşabilir olması. Fakat radyonun en tek sürü dinlendiği sahalar sanıldığı benzeri araçlar değil, evler ve işyerleridir. Radyo dinlemek yalnızca otomobile has tek medya arabayı değildir.

Ülkemiz'de radyolar müzik kutusu benzeri yayım yapıyor

Televizyonlar yayım yaşamına başladığında radyonun öleceğini sananlar yanıldılar. Ben radyonun geleceğini parlak görüyorum. Halbuki Ülkemiz'de radyoculuk önemsiz bulunuyor; radyolar müzik kutusu benzeri yayım inşa ediyor .

Ülkemiz'de "konuşan radyo" örnekleri birçok pek değil. Konuşan radyo, gevezelik yapan radyo değildir. Konuşan radyo il yaşamının bütün güzelliklerini, zorluklarını dinleyenlere aktaran radyodtümör. TRT ve Radyo7'yi bu bağlamda oldukça başarılı buluyorum. Şunlar bizzat programlarını, bizzat gündemlerini oluşturarak yayım yapıyorlar. Ülkemiz'de konuşan radyo ve tematik radyoculuk gelecekte tek sürü ek olarak mühim tek koltuk kazanacak.

Artık anne bilgi bültenini bekleme kültürü yıkılıyor. Radyonun bilgi aktarımı tek sürü ek olarak pratik . Radyo basınını uyuyan tek dev olarak görüyorum.

İyi tek radyocu olmak için milletin hassasiyetlerini bilmek gerekir

Radyoda torpilli radyocu göremezsiniz, nedeni ise öncesinde mikrofon reddeder. Radyonun basit malzemesi sestir. İyi tek radyo dinleyicisini çekmeniz için sesinizin tonlamasının tek sürü iyi ve Türkçenizin akıcı, düzgün olması gerekiyor . Hazırlıklı yanıt olmanız da gerekiyor . Aynı zamanda Türk vatandaşının hassasiyetlerini tek sürü iyi bilmelisiniz. Gerekli Olan bilgiyi yoğunlaştırılmış biçimde anlatmalısınız. Müzik dinletme ve konuşma balansını iyi bulmalısınız.

Radyo bununla birlikte düş kurmayı da öğretir. Son Zamanlarda her birşey görselleşti. Soyut düşünceyi en iyi radyo  anlatır. İyi tek radyocu hayalleri harekete geçirendir. İyi radyocular radyoya baktırırlar.

detaylı bilgi için: http://biradyodinle.com/isik-fm/

13 Aralık 2014 Cumartesi

Nitelikli Radyocu

Nitelikli radyocu eksikliği radyo sorumluları aracılığıyla mahalli radyoların öncelikli sorunu olarak görülmemektedir. Radyo sorumluları kalifiye radyocuyu donanımdan tek sürü , şahsiyet nitelikleri ile ifade etmektedir. Soner Yüksel kalifiye radyocunun Türkçeyi düzgün sıkması ve topluma misal olması gerektiğini vurgulamakta ve radyocunun milletin tarafında koltuk alması ve bu doğrultuda yayınlarını yapması gerektiğini ifade etmektedir. Yüksel  " Mahalli demek demokrasi demektir. Yereller olmazsa tabandan başlayan tek demokrasi oluşturulamaz. Milletin sıkıntısını meselenini uyumlu tek dille aktarmalıdır kalifiye radyocu. Bunu yaparken de uçlara gitmemelidir. Nedeni Ise radyocunun ağzından çıkacak en basit tek lafla galeyana iştirak eden vatandaşlar olabilmektedir . Hitap ettiği kitleyi iyi bilmeli. 40 yaşlarındaki biriyle ek olarak seviyeli, çocuk tek insanla da ek olarak sıcakkanlı konuşmalı radyocu. Bu dili yakalamalıdır. Görsellik meydana gelmediği amaçlı radyoda verilen kısa mesaj tek sürü ön tasarıya çıkar. Tek Sürü konuşan radyocu, kalifiye radyocudur manasına gelmez. Eğitimli olması ve diksiyonunun geliştirilebilir olması mühimdir . Mehmet Üler, kalifiye radyocunun eğitimli meydana gelmesinin ehemmiyetini vurgulamakta "Radyoculuk kristal gibidir. Tek cam benzeri düşünün ağzınızdan çıkacak her kelime sizi yüceltebilir de dibe de indirebilir. Öğrenim tek sürü mühimdir . Fakat birey nerede ne konuşacağını da tek sürü iyi bilmelidir. Geçmiş de bunun örneği tek sürü oluyor . Çarkıfelek mesela . Onlar deneyimli yayıncılardı fakat tek dakikalık tek yanlış her şeyi bitirebilir Dinamik yayına çıkarmadan öncesinde programcılarımı test ederim. Elimizden geldiği civarı spikerleri denetleriz. Anında mikrofonun önüne geçirmeyiz" diyerek programcının mikrofon karşısında ne söyleyeceğini bilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

kaynak: http://biradyodinle.com/radyo-beyoglu/

10 Aralık 2014 Çarşamba

Yerellik Anlayışı ve Yerel Radyonun İşlevi

Radyo tam olarak ve Biber FM'in yayım müdürü Soner Yüksel, yerellik kavramını o kente ilişkin her şey olarak tanımlamaktadır. "Radyolar il içerisinde yer alan şuanki düzene uymak zorundalar. Nedeni Ise yaygın radyoların teknik donanım olanakları , programcı olanakları , ya da bütçeleri ve reklam oranlarıyla yarışması olası değil . O kentin içinde, o kente has olması tarafından mahalli ek olarak içten , ek olarak uçlarda olmayan bir mana içeriyor. Mahalli radyoculuk, teknolojik olarak ve yazılım kıstasları olarak ulusaldan ek olarak düşüktür" sözleri ile açıklamaktadır. Yüksel mahalli radyonun işlevini ise  " Mahalli radyolar hem bir görüntü hem bir de sözlü olmayan medyadan ek olarak etkindir. Nedeni Ise vatandaşlar bir şeyleri okumak ya da seyretmek için özel bir süre bölmek zorundalar. Fakat radyo işitsel meydana geldiği için bu biçimde bir süre ayırmaya sebep yok. Günlük işleri yaparken radyo dinlenebilir. Ifade Edilecek eğitici programlarla ve içten bir dille toplumsal duyarlılık geliştirme de radyo etkili oyun edinebilir" diyor.Nebi Bektaş ise yerellik anlayışını şu sözlerle açıklamaktadır: "Obama ne diye konuştu , Clinton ne diye konuştu bunları her biri anında her yerden öğrenebilmekte. Ama şu an Atatürk Caddesinde trafik nasıl? Bunu kimse bilmiyor. Sektör bugünü cereyan şebekesinde tamirat, tadilat olacak hangi sokaklarda cereyan verilemeyecek bunu Eskişehirli bilemiyor. Dünyadan haberdarız bizzat bölgemizden bihaberiz. Mahalli basın Eskiil'in mevzusuna sahip çıkmaktır. Başka Bir Deyişle gökyüzü hali nedir? Adliyede ne oluyor asayişte ne var? Yarın Eskiil'e kim geliyor? Bu Sabah Eskiil'in gündeminde ne var benzeri suallere yanıt bulabilmektir" Bektaş, mahalli basının işlevini ise şu örneklerle değerlendirmektedir: "Radyomuza Tedaş'dan hafta sonu bakım ifade edilecek mahallelerin listesi geldi. Cereyan kesintisini eskiden öğrenmek dinleyici için bir sürü mühim bir ihtiyaçtır. Mesela Cuma 16.00'dan ek olarak sonra bir haber oluyor . Gazeteler bu haberi pazartesi bugünü girebiliyor tazeliğini kaybettiği için haberin haber vasfı kalmıyor. Radyo ve televizyonda anında bunu verebiliyorsunuz. Mesela Eskiil'in ileri gelenlerinden birinin ölüm ettiğini düşünün bunu gazetede bir gün ek olarak sonra görebilirsiniz fakat haberi sonradan öğrenmiş olacaksınız. Sıcağı sıcağını haberi vermiş oluyorsunuz ve çözüme o an için katkı sağlama talihine sahipsiniz. Radyo ve televizyonlar aciliyetli vaziyetlerde devreye girmelidirler ".

Yerel basın , hudutları tespit edecek bir yörede yer alan ve çalışma gösteren, gazetecilik mesleğinin gerektirdiği vazifeleri ve işlevleri bu yörede mahaline getiren ve bu doğrultuda sorumluluklar taşıhemen yan, yöre vatandaşının gözü, kulağıdır. Mahalli basın , bununla birlikte mahalli kamuoyunun oluşmasına katkıda yer alan , mahalli yönetimleri denetleyen, yaptığı haberlerle ve çalışmalarla yöre halkıyla mahalli yönetimler içinde kontakt ve koordinasyonu olanağı sağlar . Mahalli basın , yöredeki toplumsal yaşamın tertip etmesine destekçi var olan , bilhassa yörede milletin siyasi bilinçlenmesinde ve siyasal yaşama katılımında mühim roller üstlenerek, demokrasinin özümsenmesine ve sıhhatli bir biçimde işleyebilmesine katkılarda yer alan kitle kontakt araçlarıdır

Kaynak: http://biradyodinle.com/

2 Aralık 2014 Salı

Polis Radyosu Dinlemek

Şube Müdürlüğümüz; 1952 senesinde Oluşturulmuş durumda olan Radyo Tv Şube Müdürlüğü ve 1969 senesinde oluşturulmuş durumda olan Foto Film Şube Müdürlüğünün yapmış oldukları hizmetlerin paralelliği düşünülerek 2001 senesinde birleştirilerek  Radyo Tv ve Foto Film Şube Müdürlüğü olarak teşkilatlanmıştır.

1948 senesinde Kabine'nun aldığı karara dayanarak ilk defa 1952 senesinde yayına başlayan Zabıta Radyosu ilk senelerinde hudutlu imkanlarıyla fakat 2 saatlik bir yayım gerçekleştirebilmiştir. Fakat Polis-Halk ilişkileri tarafından bir sürü yararlı meydana geldiği gözlenince, yayım gücü ve saatleri arttırılmıştır.

359 sayılabilir TRT yasasının 1964 senesinde yürürlüğe girmesiyle beraber , TRT dışarısında kamu kuruluşlarının çalıştırdıkları öbür radyolar kapatılmış, fakat Zabıta ve Meteoroloji Radyoları parlamento müzakerelerinde , Başbakanlıkta yapılmış durumda olan toplantılar sonucu olarak bizzat vazife sahaları içerisinde yayım yaptıkları için yayınlarına devam etmiştir.

1973 senesinde FM bandından yayım yapan ilk radyo istasyonu durumda olan Ankara Zabıta Radyosu oluşturulmuş ve batı müziği ağırlıklı yayınlar inşa etmeye başlamıştır.

1984 Senesinde Anayasanın 133. Maddesinde yapılmış durumda olan değişim ve 3984 Sayıyla yürürlüğe giren Radyo ve Televizyonların Tesis ve Yayınları Hakkındaki Kanunun çıkmasıyla beraber Zabıta Radyosunun legal hali belirsizlik dönemine girmiştir. Çünkü bu yasada radyolar Kamu Radyoları ve Özel Radyolar olmak üzere ikiye ayrılmış; Kamu Radyosu olarak ise yalnızca TRT Kurumundan bahsedilmiştir.

Yapılan girişimler sonucu olarak 2002 senesinde 3984 Sayılabilir Yasada yapılmış durumda olan değişim çerçevesinde Zabıta Radyosunun legal problemi giderilmiş, POLİS Radyosunun kullandığı frekansların bedava olarak belirleme edileceği karara bağlanmıştır.

Bu belirsizliğin ortadan kalkmasıyla; TRT Evrensel Müdürlüğü ile Kurumumuz içinde imza adan anlaşma sonucu olarak 2002 Ağustos ayından bu yana Türksat-1C uydusundan yayım yapan TRT-2 Televizyonunun aşağı ses taşıyıcıları üzerinden 7,38 --7,56 Megahertz frekanslarından stereo olarak yayınlanmaya başlanmıştır. Böylelikle TRT-2 Televizyonunun izlenebildiği tüm bölgelerde insanlarımız analog uydu alıcıları aracılığıyla Zabıta Radyosu yayınını dinleyebilmektedirler. Dijital frekanslar üzerinden yayım çalışmaları devam ediyor .

Polis Radyosu yayınları bununla beraber www.polisradyosu. tam olarak adresinde de Türkiye ve tüm dünyadan dinlenilebilmektedir.

Polis Radyosu Geçmiş zamanda meydana geldiği benzeri bugünde modern yayıncılık zihniyeti içerisinde yayınlarını sürdürmeye devam ediyor .

 Foto Film ünitemiz ise Orta ve İllerde meydana gelen; toplantı, gösteri yürüyüşleri, pkk ve yaşamsal vakalarda hukuki birimlerimizin gereksinim duyduğu ek olarak objektif doküman ve kanıtları cihazı için 1969 senesinde kurulmuştur.

Teşkilatımızın yükselen öğrenim ve tanıtım hizmet gereksinimleri sonucu 1996 seneninden bu yana birimimiz hizmet sahasına  Teşkilat mensuplarımızı eğitici ve halkımızı bilgilendirici belgesel, spot, tanıtım filmlerinin yapım ve dağıtımı da girmiştir.

Bu bölgede Foto Film Ünitemiz; Öğrenim Seminerleri, toplantılar ve öbür video kamera fotoğraf çekim vazifeleri yakınında 1996 seneninden günümüze ;

    Uluslar arası 65. İnterpol Toplantısı Belgeselinin çekim, montaj ve fert ülkelere dağıtımı,

    Güven Evrensel Müdürlüğü Öğrenim Ev Başkanlığı Multimedya Destekli Öğrenim CD'si çekim ve montajı.

    Nüfus ve Yurttaşlık Evrensel Müdürlüğü Tarihçesi Filmi çekim ve Montajı.

    Trafik Öğrenim ve Spot Filmleri.

    TRT ile ortaklaşa yapılan Türk Polisi tanıtım Fragmanları.

    Zabıta Okulları Tanıtım Filmi.

    Olay Yeri İnceleme Arabayı Öğrenim Filmi.

    Türk Zabıta Örgütü Tanıtım Filmi.

    2000 senesinde Türk Polisi.

    Zabıta Akademisi Başkanlığı Tanıtım Filmi.

    Yakın Korunma Teknikleri Öğrenim Filmi (İngilizce-Türkçe)

    Terörle Maçta Harekât Teknikleri Öğrenim Filmi.

    Zabıta Radyosu Belgeseli,

    TRT ile koordineli yapılan 2002 senesi Türk Polisi Tanıtım Fragmanları,

    Zabıta Milletçe Koşusu Fotoğraf ve Video çekimleri ve televizyonlara dağıtımları

    Zabıta Kıyafetleri Defilesi Fotoğraf ve Video çekimleri ve televizyonlara dağıtımları

    Zabıta Görüntüleri Sergisi Fotoğraf ve Video çekimleri ve televizyonlara dağıtımları

    Zabıta Korosu Konseri Fotoğraf ve Video çekimleri ve televizyonlara dağıtımları

    TRT 2'de Boy Aynası ismi altında yayınlanan 12 bölümlük Türk Zabıta Teşkilatını Tanıtım Yazılımları .

    Zabıta Akademisi ve Yüksekokulları yakın korunma öğrenim filmi.

    Cumhuriyetimizin Kuruluşunun 80. Senesi İller Sergisi filmi,

    906 Rakımlı Tepe Belgeseli ( Atatürk Belgeseli)

    10 Nisan Zabıta Faaliyetleri Belgeseli

    'Söz mü ?' isimli tiyatro gösterisi Çekim  Montaj ve dağıtımı

    Polsan tanıtım filmleri teşkilatımız ve halkımızın hizmetine sunmuştur.

Tarafsız, Adaletli , Birleştirici ve ilkelerimizden taviz vermeksizin hizmetlerimizi sürdürmekteyiz. Hedefimiz yurttaşlarımızın , teşkilatımızın ve ülkemizin her bölgede en üst düzeyde yer almasını sağlamaktır.

 Haberleşme Dairesi Başkanlığımız 1947 senesinde , Laboratuar Şefliği olarak yapılanmıştır. ileri ki zamanlarda Teknik Ev Başkanlığı ismi altında hizmet sahasını genişletmiştir. 1981 tarihinde Başkanlığımızın ismi Muhabere Elektronik Ev Başkanlığı olarak değiştirilmiştir. 1984 seneye civarı bu isimle misyonuna süren Başkanlığımız; bu tarihten sonra dönemin gereklerine uyumlu yapılanmasını bitirerek Haberleşme Ev Başkanlığı ismi altında teşkilatımıza hizmet etmeye devam ediyor .

Radyo Tv Ve Foto Film Şube Müdürlüğümüz Haberleşme Dairesi Başkanlığımıza ilişkili Şube Müdürlüğü olarak hizmetlerini mahaline getirmektedir..

kaynak: http://biradyodinle.com/polis-radyosu/

26 Kasım 2014 Çarşamba

Lig radyosu dinle

Ülkemizde futbolun bir an önce 19. asrın nihai çeyreğinde oynanmaya başladığı bilinmektedir. Osmanlı çağında Selanik'te yakılan ilk ateş, her geçen gün Bornova çayırlarına civarı yayılmıştır.
İlk futbol takımı ise yeniden İzmir'de İngilizler aracılığıyla kurulmuştur. ileri ki zamanlarda ise İstanbul'a bulaşan bu harika salgın, Kadıköy ve Trend çayırlarını tesirine almasıyla birlikte hemen hemen bütün şehrin dikkatini çekmeyi başarmıştır.
1897 senesinde İzmir'den iştirak eden karmanın İstanbul karmasıyla karşılaşması, lig radyo dinle Türk topraklarındaki ilk futbol karşılaşmayı olarak tarihe not düşülmüştür.
İlk Türk futbol takımı ise Fuad Hüsnü Beyefendi ile Reşat Danyal Beyefendi aracılığıyla devrin hafiyelerinden kaçabilmek yerine İngilizce isimle kurulan 'Black Stocking' olmuştur. Bu takımın Rumlarla Papazın çayırında 190bir'de oynadığı yatıştırmaya ise bir Türk takımının ilk futbol karşılaşmayı olarak kayıtlara geçmiştir.
Genelde İstanbul'da hayatını sürdüren İngilizlerin baş çektiği, bununla birlikte Rumların da katılımıyla genişleyen futbol sevgisi, arka arkaya futbol kulüplerinin oluşturulması akıbetini doğurmuştur.
İngilizlerin ve Rumların ortaklaşa kurduğu Kadıköy Futbol Takımı bu bağlamda İstanbul'un ilk kulübüdür. Ancak çıkan anlaşmazlıklar neticesinde İngilizler Trend Futbol Takımı'nü kurmuş, sonrasında Kadıköylü Rumlar, Elpis ve Imogene kulüplerini kurarak İngilizleri takip etmiştir. Bunun sonrasında benzer takımların katılımıyla 1903 senesinde İstanbul Futbol Ligi kurulmuştur. İstanbul'da bir futbol liginin oluşturulması , bu coğrafyada futbolun hepten yaygınlaşacağının ilk işareti olmuştur. Türk gençlerinin de bu yepyeni kurulan takımlara meydana iştirak eden ilgisi, her geçen gün 'Biz niye bir futbol takımı kurmuyoruz'' fikrine dönüşünce ilk resmi futbol takımımız da meydana çıkmıştır. 1905'te Mekteb-i Sultani'nin 10. dershane talebeleri , dostları Ali Sami Yen'in liderliğinde Galatasaray'ı kurmuştur. Galatasaray, 1905-1906 sezonlarında İstanbul Ligi'ne katılmış, 1907-1908'de ise kazandığı ilk şampiyonlukla Türk futbol tarihi amaçlı bambaşka bir başlangıcı müjdelemiştir. Sonrasında Fenerbahçe ve Beşiktaş onları takip edince Türk futbolu yepyeni bir boyuta gerçek ilerlemeye başlamıştır.
Ülkemiz'de futbolun tam anlamıyla yeşermeye başladığı periyot 1908-1923 seneleri arasıdır.
II. Meşrutiyet sonrası esen bağımsızlık havasında yepyeni takımlar oluşturulmuş , ek olarak Türk takımları da varlıklarını kritik bir biçimde teyit ettirmiştir. İstanbul'un sonrasında İzmir, Ankara, Eskişehir, Bursa, Adana ve Trabzon illerinde futbol kocaman bir süratle yayılmaya başlamıştır. Sektör Ligi, Cuma Ligi, İstanbul Türk İdman Birliği Ligi ve İstanbul Şampiyonluğu Ligi bu dönemin ciddi organizasyonları olmuştur. Daha sonrasında meydana iştirak eden savaşlarla birlikte futbol, tahmini 11 senelik bir sekteye uğramıştır.
Erken Cumhuriyet çağı , Ülkemiz'de yabancı pekçok meydanda oluyor benzeri futbolda da ilk ciddi hamlelerin atıldığı bir dönüşüm zamanı olmuştur. Kazanılan zaferin getirdiği rüzgârla yepyeni bir ulusun temelleri atılırken, çağdaşlaşma ve dünyanın ileri medeniyetleri düzeyine erişme amacı bu yepyeni ulusun ilk hedefidir. Bilim, zanaat ve spor olmak üzere her meydanda yepyeni bir yapılanma ve oluşum söz konusudur.
http://biradyodinle.com/lig-radyo/

18 Kasım 2014 Salı

Radyoculukta Sıkıntılar

Radyo kitle kontakt tarihi sahnesindeki yerini aldığı ilk dönemlerde öncelikle kitleleri bilinçlendirme işlevi görmüş eşdeğer. Radyonun okuma yazma bilmeyi gerektirmeyen, pahalı olmayan ve pratik ulaşılabilen özelliği kapsamlı kitlelere ulaşabilmesini sağlamıştır. Bu sebeple radyo, az gelişmiş ülkelerde öğrenim amaçlı kullanılmıştır. Televizyonun yaygınlaşmasıyla beraber bilgi kaynağı olma açısından ehemmiyeti ve tesiri azalan radyo yayınlarının muhtevanını eğlendirme amaçlı programlar tespit edilmiştir . Ülkemizde ise uzunca seneler hükümet tekelinde yayınlar inşa edilmiş fakat 1990'lı yıllarla beraber özel radyoculuğa hamle atılmıştır. Legal bir taban olmaksızın başlayan özel radyo ve tv yayınları bir an önce 3984 Sayılabilir Yasa 'Radyo ve Televizyonların Tesis ve Yayınları Ile Ilgili Yasa' ile tertip etmiştir . Radyo ve tv yayınlarını tertip eden nihai yasa ise '6112 Sayılabilir Radyo ve Televizyonların Tesis ve Yayım Hizmetleri Ile Ilgili Yasa'dtümör..
Radyo haberleşme özgürlüğü ve kontakt hakkı kavramları tartışmalarının tam da ortasında bir açılım olarak görülmektedir. Basın iletilerinin dolaşımında radyonun daha eşdeğer ve karşılıklı bağlantıya imkân verici yapısı radyonun demokratik yayıncılığın en mühim aracı olarak nitelendirilmesine ne sebeple olmaktadır
Radyo dinleyici ve yayıncı açısından pratik ve pahalı olmayan bir araçtır. Radyonun bununla beraber dergi ve televizyona nispeten bilgi açısından çabuk olması onu öbür kitle kontakt araçları içinde ayrıcalıklı kılan özelliğidir. Bu nitelikleri icabı radyo bütün yeryüzünde sesini duyurmak isteyenlerin kullandığı en mühim muadil ses olarak varlık göstermiştir. Küreselleşen yeryüzünde yerelin sesini ve rengini muhafaza etmek yerine en mühim vazife yeniden radyoya düşmektedir.
Yerel Basın ve Radyo 
Yerel basın , mahalli unsurları ve mahalli sıkıntıları ortaya çıkaran, mahalli sorunlar karşısında bölge halkını bilgilendiren, bilinçlendiren, eğlendiren böylelikle kamuoyunun serbestçe oluşmasına katkıda yer almaya gayret gösteren kitle kontakt araçlarıdır.
Yerelleşmenin kuvvetli meydana geldiği bölgelerde bireyler bizzat haklarını daha etkili savunabilmektedirler. Mahalli basının kuvvetli meydana geldiği bölgelerde, yöre vatandaşları demokrasiye, şahsi ve yaşamsal haklara daha kuvvetli sahip çıkmakta ve bizzat kendilerini anlam edebilmektedirler (Nalcıoğlu, 2007: 202).
Demokratik bir sistem amaçlı bağımsız ve bir sürü sesli n mensuplarının ehemmiyeti kaçınılmazdır. Demokrasilerde bir sürü seslilik, fikir izah özgürlüğü ve idarelerin milletçe açısından denetlenmesi esastır. Demokrasilerin işlerlik kazanması ise basın vasıtasıyla olmaktadır. Milletçe yerine kontrolü basın sağlamaktadır. Demokrasinin işlerlik kazanması ise en temelde mahalli birimlere bağlıdır. Demokrasi kültürü ve bilinci semtlerden başlayarak köylere, ilçelere, şehirlere ve ardından bütün ülkeye yön vermektedir..
Ulusal ya da yaygın basın karşısında yerelin varlığı yaşamsaldır. Yaygın basın devletle, siyasilerle yakın ilişki arasındadır . Ticarileşmenin sonucu olarak kâr güdüsü ile davranan yaygın basın sorumluları birer ticari tesis benzeri davranmakta ve siyasal erkten dayanak almaktadırlar. Siyasal erk ile dirsek teması şeklinde yer alan ve kâr maksadı güden yaygın basın daha bir sürü başkentimiz ve metropollerden bilgi vermektedir. Demokrasinin sıhhatli ve gerçek bir şekilde işlemesi amaçlı mahalli basının işlevini tam anlamıyla mahaline getirmesi lazımdır . Idarelerin başarısızlıklarından, edinilen hata kararlara civarı halkı gerçek bilgilendiren mahalli basın halktan yana sergilediği tavırla sıhhatli bir halkoyu oluşumuna ne sebeple olabilmektedir . Mahalli basın halkı sıhhatli bir şekilde bilgilendirerek milletin siyasal tercihlerini belirleyebilir..

kaynak: http://biradyodinle.com/gun-radyo/


14 Kasım 2014 Cuma

JoyTurk Akustik Radyosu Hakkında

2010 senesinde Spectrum Basın stüdyolarında başlayan, JoyTurk'ün ses getiren yazılımı JoyTurk Akustik çekimleri çoğalış Haber Üniversitesi Santral Kampüsü'nde gerçekleştiriliyor. Türkiye'nin en mühim yorumcularının akustik performanslarını sergiledikleri JoyTurk Akustik, programın formatına ve ruhuna uyumlu içten bir ortamda gerçekleştirilmesi, bununla beraber hudutlu sayıda özel katılımcının bu performanslara eşlik edebilmesi amaçlı Spectrum Basın stüdyolarından çıkıp Haber Üniversitesi Santral Kampüsü'ne taşınıyor. Her hafta Haber Üniversitesi'nde on öğrenci, sanatçının hayranlarından on birey ve on talihli JoyTurk dinleyicisi özel performansları işlek izleyebilecek, şarkıların hikayelerini sanatçıların kendisinden dinleyebilecek ve ezgi arasında sanatçılara sual sorma talihine sahip olacaklar.


JoyTurk ve Haber Üniversitesi'nin iş birliğiyle Türkiye'de ilk kez bir radyonun katılımıyla bir üniversitede ders açıldı. JoyTurk'un işlek performans ve hasbihal yazılımı "JoyTurk Akustik Dinle ", TVJ 488 JoyTurk Akustik ismiyle bir TVRP dersi olarak da aynı ritimde devam etmektedir .

Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim görevlileri ve talebelerinin beraber vazife aldığı bu derste, programın çebir takım, rejisi, montajı ve videoların hazırlanmasında öğrenciler vazife ediniyor .

JoyTurk, bir Ağustos 2003'te kurulan Türkçe slow müzik yayını yapan radyo istasyonu. Bununla Beraber Türkiye'nin ilk Türkçe slow müzik radyosudur.

İstanbul'da 89.0 FM frekansından yayım yapan Lokum FM'in mahaline kurulmuştur. Spectrum Basın Grubu'na ilişkin öbür bir radyo meydana gelen Joy FM'in Türkçe versiyonudur.

JoyTurk, 15 Mart 201bir'de Radio Mydonose'un kardeş istasyonu Mydonose Türk'ün yayım yaptığı frekansları kullanmaya başlamıştır.

KAYNAK:  http://biradyodinle.com/joy-turk-akustik/

13 Kasım 2014 Perşembe

Spikerlik Hakkında

Bilindiği benzeri , Radyo belediye TELEVIZYON Yazılım Yapımcılığı benzeri bölümler olsa da, Spikerlik belediye Sunuculuk mesleğine ilişkili olarak Türkiye'de hiçbir üniversitede rastgele bir kısım yoktur. Özel televizyon ve radyolarda spikerlik veya sunuculuk yapanların bu mesleğe hangi yollardan geldiğine bakarsak, ya gazetecilik orijinli veya bu meydanda kurs sonlandırmış meydana geldiğini görmekteyiz. Bir Takım magazin programlarının çalıştırdıkları sunucularda bu mesleksel beceriyi mühim ölçüde aramadığını düşünsek de, o programlarda sunuculuk yapanların kısa sürelerle değiştirildiğini pekçok örneğiyle beraber söyleyebiliriz.

Spiker belediye Sunucu dendiğinde akla ilk iştirak eden dış görünüştür. Birçok çok kimseye "Bir televizyon spikeri sizce ne türlü olmalıdır?" diye sorulsa, alınacak yanıt aşağı yukarıya bir fark yoktur . Çoğunluk, spikerlik mesleğini yapanın erkek ise yakışıklı, bayansa güzel olması gerektiğini söyleyecektir. Magazin yazılımları amaçlı bu söylem belli ölçüde hakikat benzeri görünse de, mesleksel beceriye sahip olmayan çok bireyin kısa sürelerde bu mesleği yaptığı söylense de, uzunca süreçli meydana gelmediği toplumca onay edilen bir gerçektir.

Televizyon spikeri olabilmek amaçlı , bir sinema aktör veya aktrisine benzemeye gerek yoktur. Sinemada çok farklı karakter tipleri vardır. Halbuki bir televizyon spikeri amaçlı az da olsa gene de belli kalıplar vardır. Televizyon'deki tüm anonsör ve spikerler bu kalıplara uymak durumundadırlar. Bu kalıplar hiçbir zaman televizyon yöneticileri aracılığıyla lüzumsuz olarak konulmuş değildir. Şunlar , uzunca denemeler neticesi tüm Batı Dünyası Televizyonlarında bu iş amaçlı uygunluğu saptanmış kalıplardır. Bir televizyon spikeri, içten bununla beraber nazik , sempatik ama ölçülü, efendi görüntülü olmalıdır. Şüphesiz içe dönük bir şahsiyet bir televizyon spikeri amaçlı uyumlu değildir. Tam tersine dışa dönük, rengarenk ama hiçbir zaman iddialı olmayan bir kişiliği olması avantajlıdır. Aslına Bakarsak iddialı bir tip hiçbir zaman güzel görülmez. O takdirde bir televizyon spikeri amaçlı , hiçbir istikameti ile kutuplaşmamış, balanslı bir şahsiyet imajı en uygunudur.

Spiker, sözlük manasıyla konuşmacı demektir. Çoğunlukla rastgele bir dilde spikerlik yapanlar o dili en güzel konuşan kişilerdir. Rastgele bir kimse konuştuğu dili en güzel şekliyle radyo dinleme- televizyon spikerlerinden duymalıdır. Buna Bağlı Olarak konuşmacının (spikerin) misyonu , her şeyden öncesinde bizzat dilini hatasız ve güzel konuşmak, bu konuyla alakalı halka liderlik etmektir.

Konuşması güzel olmayan bir birey hiçbir zaman çok başarılı bir spiker olamaz.

Konuşmanın hatasız olabilmesi amaçlı , ilk öncesinde konuşulan dili eksiksiz bilmek standart konuşma dili kurallarıyla konuşmak lazımdır . Standart lisan kavramıyla anlaşılması lazım iştirak eden , sözcükler değil, söyleyiş biçimi ve lisan yapısıdır. Bir dili gerçek ve güzel kullanmanın ilk koşulu , standart dışarısında olan söyleyiş, şekil ve lisan yapılarından kaçınmaktır. Sözcükler ise, gerçek koltuk ve gerçek bağlamda kullanılmaları tarafından standart dille alakalıdır .

İkinci olarak da güzel konuşabilmek amaçlı , ses, ağız ve kulak becerisi bulunmalıdır.

Spikerlik mesleğinin en mühim özelliği meydana iştirak eden diksiyonun hatasız meydana gelmesinin yanında , kesinlikle belli bir kültür seviyesinin üzerinde olmalıdır. Televizyon spikeri inandırıcı olabilmek amaçlı okuduğu metni çok iyi değerlendirmek zorundadır. Spiker okuduğu metni vücut diliyle de değerlendirmelidir. Sesinin tonu ile görünüşü ahenk şeklinde olmayan bir kimse hiçbir zaman inandırıcı olamaz. Tüm bunları yapabilmek amaçlı de düzgün konuşmak, metni çok iyi anlayıp ona egemen olabilmek lazımdır .

Anlaşılacağı üzere, spikerlik ve sunuculuk mesleği pekçok donanımı birlikte gerektiren, yeniliğe ve gelişime zaruri bir meslektir. Öğrenim almadan tüm bu maharetlerin kazanılmasıysa çok kolay değildir . Uygulamalı bir meslek meydana geldiği düşünüldüğünde, öğrenim alınacak eğitimcilerin kim meydana geldiği da bununla beraber önem taşımaktadır.

kaynak: http://biradyodinle.com/

11 Kasım 2014 Salı

Radyoların Yayın Mekanizması

Bir telin ucuna elektromotif güç (potansiyel) tatbik edilirse, tel süresince elektron şarjları akar. Bu akan elektron şarjları ise tel çevresinde konsantrik dalgalar hâlinde elektromanyetik meydan meydana getirir. Benzer anda elektromanyetik sahaya yüksek doğrultularda elektrostatik meydan ortaya çıkar . Birbirine kenetlenmiş hâlde bu 2 alan uzayda ışık hızıyla otlar . Uzaya dağılan bu enerji, teldeki elektronsarılarının enerjisidir. Enerjinin yayıldığı antenismi verilen bu telin ucunda elektromotif güç kutbu radyo frekansında değiştirilirse, elektromanyetik yayım devamlılığı sağlanır. Antenden yayılankonsantrik dalganın uzaya ve toprağa gerçek durumda olan bölümü radyo dalgası olarak kullanılır. Uzaya gerçek dağılan dalgaiyonosfereçarparak tek daha yeryüzüne yansır. Böylelikle yayım tek sürü uzaklara erişmiş olabilir . İyonosferiklim ve kozmik radyasyon şartlarına göre radyo dalgalarına etki eder. İyonosfer 50 km ile 400 km aralarında birden çok kattan meydana gelmiştir.Radyo frekansı osilatörlerde üretilir. Radyo frekansı antenden uzaya gönderilmeden önce haber taşıyan ses sinyali ile modüle edilir. Modülasyon ya genlik (Amplitüd) modülasyonu (AM) ya da frekans modülasyonu (FM) halinde olabilir . Amplitüd modülasyonu ya da FM yayını meydan etkileyici radyo, tek daha osilatör frekansını faydalanarak radyo frekansından haber taşıyan ses sinyalini süzüp çıkarır ve yükselterek hoparlöre verir...

daha fazla bilgi için : http://biradyodinle.com/

9 Kasım 2014 Pazar

Bügün Gazetesi Bulvar olma yolunda

Duruşu ve dobra üslubuyla bilinen Yön Gazetesi köşe yazarı Hayko Bağdat,  Kehkeşan Dergisi'ne gündem meydana getirecek izahlarda bulundu. İlk kitap denemesi Salyangoz'u ne sebeple yazdığını ve gördüğü reaksiyonları ifade eden populer köşe yazarı, politikaya gireceğine işaret eden iletiler verdi.

Daha öncesinde radyoculuk yapan ve köşe yazarlığına süren Hayko Bağdat, matbaacılığa da devam ettiğini belirtirken gazetelerde çalıştığını, çeşitli eylemlere katıldığını, tv kanallarına çıktığını fakat bunların hiçbirini kendisine sıfat olarak kullanmadığını belirtti . Bağdat, tüm bunları daha sıkı yaşabilmek amaçlı verdiği maçın enstrümanları olarak gördüğünü açıkladı .

Çok konuşulan Salyangoz kitabı amaçlı heyecan edilenleri ifade eden Bağdat,"Kitap esasında yayınevinin icadıdır. Yayınevim benden 'Müslüman semtinde salyangoz satmayı' anlatmamı talep etti . Bunun Türkiye'de uyarı çekeceğini söylediler. İlk enbaşta bunu manasız buldum. Fakat yayınevim ısrar etti ve kitabı oluşturmaya başladık." diye konuştu .

Kitabı amaçlı iştirak eden tepkilere uyarı çeken Hayko Bağdat, "Kitap yayınlandıktan daha sonra , milliyetçi Beyaz Türkler'den, Gülen Cemaati'nden, AK PARTI , üstelik MILLIYETÇI HAREKET PARTISI tabzamanından, Kürtlerden, Alevilerden, esasında herkesten bir reaksiyon geldi ve bundan da mutluyum. Demek ki kimlik mevzusunu kimliksizce karşın tarafa anlatabilmenin bir yöntemini bulmuşum." halinde sohbet etti .

Siyasete geçme arzusunun meydana geldiğini ve bundan vazgeçmediğini ifade eden Yön Gazetesi köşe yazarı, "Ben politikadan hiç ayrılmadım. Parlamenter seviyede değil de, çeşitli şekilde siyaset yaptım. Başka Bir Deyişle benim amaçlı TÜBİTAK'a teşrif etmek da, CNN'e çıkıp gündemle alakalı konuşmak da, bir eyleme gitmek de, polisten gaz yiyecek de siyaset. Zamanım el verdiği ve elimden geldiği müddetçe , mücadelemi hepten etkinleştirip, fazladan insana erişmek amaçlı politikanın içerisinde koltuk alabilirim." diye konuştu .

Çözülememiş Hrant Dink dosyası amaçlı "katilleri partilerin arka bahçesinde saklıyorlar" diyen populer yazar, "Bu cinayetin bir hükümet organizasyonu meydana geldiği dair trafikteki bir adamı dahi çevirseniz, sizlere 'Ya o münferit bir birşey değildir aslında' diye karşılık verir. Burada cinayeti işleyen mekanizmanın devlete uzanan ayağını arama noktasında sorun görünüyor . Bizim vekalet verdiğimiz, doğruluk yerine , adalet yerine talepte bulunduğumuz tüm kesimler kendisini katile yakın hissetmektedir ve beyaz berelidir. Ergenekon operasyonları başlatılacağı zaman en kocaman müessesesel yardım Hrant Dink cinayetinden alındı. Bu cinayete göz yumuldu. Dönemin tespit edecek bürokratlarının tümü hâlâ gözümüzde şüphelidir, nedeni ise soruşturulmamışlardır." izahında bulundu.

Son senelerin yaşanmış mühim olaylarından Seyahat amaçlı  " bir sonraki yirmi senenin en mühim olayıdır" diyen Bağdat,  " Değişiklik yukarıdan aşağıya olmaz, aşağıdan yukarıya maçla olabilir . Dünyaya referans verecek civarı değerli durumda olan Seyahat çağında , devletten arındırılmış park alanındaki on 5 gün içerisinde , kimsenin diğer kimliklerin gırtlağına yapışma ihtiyacı duymadığı ve devletin-polisin meydana gelmediği o bölgede çeşitli bir tecrübe yaşadık. İşte biz bunu yapmaya çalışıyoruz. O kültür ve abuhava Türkiye'de bir medeniyet iddiasıdır. O günlerdeki en mühim heyecan, oradaki gençlerin bize önerdiği hayat formudur. Seyahat'nin etkilemediği hiçbir yaşamsal kesim, siyaset ve tesis kalmadı. Türkiye'nin yakında batıya ihraç edeceği en kocaman ürünü Seyahat ruhudur…" diye konuştu .

Yaşanan aşamada basının duruşunu Kehkeşan'a değerlendiren Hayko Bağdat, "Medya çığırından çıktı. Türkiye'de iktidara yakın durumda olan gazete ve basın mensupları ile muhalifler her an vardı ama benzer gazetede Özal'ı çok sevenler ile Özal'a küfredenler de bulunurdu. Daha Şimdiden da medya uzuvları çoğalış bir parti bülteni benzeri yayım inşa ediyor . Başka Bir Deyişle Erdoğan sussa hemen hemen içerik yazamayacaklar. Hiçbir objektiflik yok, hiçbir tenkit yok. Başka Bir Deyişle bir politik iktidarın her şeyi bu civarı muhteşem yapması olası olabilmektedir mi? Hiç mi düzeltilecek, pozitif bakımdan de olsa, pozitif olacak 'Bir dk hata yapıyorsun' diyecek bir birşey olmaz? Editörler bir tümce kaçırsa işini kaybediyor, korkunç bir birşey bu. Buna Bağlı Olarak bu sabah medya bulvar gazeteciliğine dönüş inşa etti ." diye konuştu ve ilave etti "Şunu söyleyin bana, 12 senedir baştalar, her seçimi kazandılar, niçin bu civarı bağırıyorlar? Niçin bu civarı kızgınlar? Niçin bu civarı tedirginler? Her birşey tamam işte ne kaldı geriye, nedeni ise bir canavar yönetiyorlar. Canavarı ellerinden kaçırdıkları anda canavar dönüp onları yiyecek."

Son dönemde Etyen Mahçupyan'la içerisinde bulunduğu tartışmadan da anlatan Bağdat, şunları ifade etti . "Ben Etyen Ağabey'in 10 seneye işaret eden öngördüğü Türkiye'ye fazlasıyla aşık meydana geldiğini ve o aşkın gözünü ve vicdanını körelttiğini, ek olarak başımıza iştirak eden tüm yıkımları 'Yol kazası' olarak tarif ettiğini ve gittikçe gerçeklikten uzaklaştığını görüyorum. Inşallah dediği benzeri olabilir , onun dediği benzeri olmayan bir on sene yaşarsak bu aşamada durumda olan her şeyin vebali boynuna yapışır. "

Kaynak: http://biradyodinle.com/spor-radyolari/

8 Kasım 2014 Cumartesi

Radyonun Amacı

Gün içerisinde bulunan stresi atmak ve işlek radyo dinleme servisleri ile coşmak için tüm Ülkemiz radyoları hizmetinizde. Online radyo dinlemek hiç bu civarı pratik olmamıştı.

Sizi bilmem ama bende radyonun yeri farklıdır. Radyo dinle eylemi için bu sayfada size en iyi Ülkemiz radyolarını derledik. Online işlek radyo dinle Yağmurlu bir havada çatıya düşen yağmur damlalarıyla derinden iştirak eden cızırtılı bir radyo sesine sizde hasretseniz, benim duygularımı anlayabilirsiniz.Günümüzden radyonun önce buluş edildiği güne civarı bir bir sürü insan radyo dinleyerek acısını dindirmiş,mutsuzluğunu sindirmiş , içinde bulunduğu buhranları unutmaya çalışmıştır. Bilişim ilerledikçe belki o cızırtılı radyoların yerini uydudan ya da webten radyo dinleme fırsatı almış olabilmektedir ama yinede duygularımızı radyo ile içimizde yaşamamıza mani olmamıştır.Yorgun bir günün nihayetinde Joy Türk Dinlemenin bana verdiği haz tarif edilemez.

Sanki müzik tüm yorgunluğu iliklerimden çekip alır, zihnimi boşaltır ve dolaşım sistemimi hızlandırır.Belki fiziksel olarak bu olası değil ama ben bunların olduğuna inanıyorum.İşte joy türk'te müzik dinlemenin bendeki tesiri bu.

Bazı bireyler ise hüzünlü , mukassi vakitlerinde kendini Kral fm Dinleyerek avutur.Kendini arabesk müziğe vurur dertlerini unutur,arabesk müziği ile yatar arabesk ile kalkar. Bu duyguyu her biri anlayamayabilir, insan esasen dertli iken arabesk dinlemenin mantığı nedir diye mana veremeyebilir işte bu şekilde düşünenler keşke o esna fantezi müziği dilmeyen bireyin hislerini anlayabilse ve onun ruhundaki buhranlara arabeskin ne türlü merhem meydana geldiğini hissedebilse.. Çoğunlukla bu düşüncede olanlar işlek hit müziği sevenlerdir öyle bahsederler ki müzikten onlara da doğruluk verirsin zira müziği hissetme yöntemleri farklıdır.Günün ne vakti olursa olsun onlar Virgin Radio Dinleyerek yabancı alemlere gidebilirler.Bu kişilerin Müziği idrak etme yollarının başka meydana geldiği düşünülebilir . Özetle hangi çeşit müzik olursa olsun radyo dinlemenin keyfi başkadır. Birde Radyo Voyage dinlemekteyseniz demeyin keyfinize...

Radyo dinleme adresi türkiye çapında : http://biradyodinle.com/

6 Kasım 2014 Perşembe

Radyoculuk Geçmişten Geleceğe

"Bu ülkede 15 yaşında bir genç başından gaz fişeğiyle vurularak can verdi ya bende ipin ucu koptu dostlar ... Ben kişilerin sokaklarda vurulmadığı, katillerin delillerinin yok edilmediği, mahkemelerin huzurla çalıştığı bir ülke talep ediyorum ." Bu tümce radyocu Arzu Çağlan'ın Best FM'de 21 senedir yaptığı 'Arzu'nun İnleyen Nağmeleri' programının bitirilmesine yol açmıştı . Aynı zamanda bir yazar meydana gelen Arzu Çağlan ile Dayanak Yayınları'ndan çıkan nihai romanı 'Ben Sen ve O' vesilesiyle buluştuk. Çoğalış basın mensubu duyarlılığıyla sorulan birden çok problemin dahi Ülkemiz 'ye pek geldiğini anlam eden Çağlan "Beni susturamazlar, konuşacak bir koltuk yeniden bulurum" diyor.

21 senelik radyocusunuz. Özel radyoculukta neler değişti?
Benim amaçlı çok bir birşey değişmedi esasında . Pekçok birşey çok iyi gidiyordu ta ki kovulana civarı . Programımda toplumsal medyayı çok iyi kullandım. 90'larda havadan yayım yaparken 2000'lerde dünyanın her yerinden dinleyicim olabildi. Bu sebeple kendine özgü bir kitlesi meydana gelen , tarzı meydana gelen bir yayım yapıyordum. Radyo dinleyicisi televizyonun aksine, dinlediği şeyin bizzat içinde devamlılığını arzu eder , bununla birlikte ona itimat vermesini arzu eder . Sen bir zaman laylaylom yaparken öbür zaman kritik bir birşey konuşmamalısın. Ben bu balansı iyi kurduğum amaçlı kocaman ihtimalle seyirci sayımı çok arttırdım. Radyoculuktaki 20 yılımı çok harika geçirdim. Ama Ülkemiz'de radyoculuk sektörü bu sabah perişan bir vaziyette . Her yerde müzik radyoları var fakat ona da mevduat yapılmıyor. Benim içinde olduğum radyolarda ise konuşma özgürlüğü kısıtlanıyor. Zira yaptığım konuşan radyo tarzı, bir insanın fikirlerinin bağımsız olmasıyla ilerler. Nihai senelerde reklamcı onu istiyor, bu bunu istiyor diyerek DJ'ler sıkıştırılmaya başlandı. Siz meydana bir kimlik DJ'i olarak çıkıyorsunuz ve sizlere diyorlar ki "Kimliğini törpüle." Bunun Gibi absürt birşey olabilir mu?

Siz teknolojiyi faydalanarak dinleyici sayınızda yükseliş sağlarken, teknolojiyi pazar ne sebeple kullanamıyor?
Tembellik, vizyonsuzluk. Kaç birey var kendisine mevduat yapan, dünyayı takip eden? Ben yöneticileri de çalışanları da tanıyorum. Kendilerine bir birşey katmadılar. İnsanlar müzik ile ilgili hiçbir birşey bilmeyen, iki çift lafı bir araya getiremeyen insanı ne sebeple dinlesin ki? Çoğalış radyolar bunun gibi insanlarla dolu.

İnsanlar radyoyu televizyona geçiş amaçlı bir basamak olarak kullanıyor olabilirler mi?
Bu gerçek bir saptama . Radyoda yerinde sayan pekçok insan var. Bu yüzden dinleyici bir iki insana çok yoğunlaştı. Bunlardan biri de bendim. Bu sebeple de gidişim çok kocaman durum oluyor .

İşten çıkarıldığınızı ne türlü öğrendiniz?
Bana yalnızca telefonla "Sizinle tekrar çalışmak istemiyoruz" dediler.

Sizden rahatsızlar mıydı? Bunun Gibi bir birşey bekliyor muydunuz?
Tabii, hissediyordum. Özgürlüğüm kısıtlanmaya başlamıştı bana "Senin siyasetle ne alakan var, magazin konuş" denildi. Bunu yıllardır gazetelerde içerik yazan ve radyoculuğu ne türlü yaptığı aşikâr meydana gelen bir insana söylüyorlar. Bunun Gibi bir netice elbette ki beklemiyordum. Bana bu hali telefonla bildirdiler, ben de "Eyvallah" dedim.

Best FM, yayınınızda kötü söz kapsayan tümceler kurduğunuz gerekçesiyle işten çıkartıldığınızı açıkladı…
Ben 15 yaşlarındaki Berkin Elvan'ın katillerinin bulunmasını talep ediyorum . Radyoda da bu isteğimi anlattım zira bu milletin talebi . Ne tape yayımladım, ne bir parti söylemi yaptım. Konuşmalarım internette, talep eden dinleyebilir. Kötü Söz ya da hata unsuru kapsayan bir birşey söylemedim. Basın Mensubu duyarlılığıyla sorduğum birden çok soru dahi şu anki Ülkemiz'ye pek geldi. Yalnızca Gezi'de can verenlerin değil, tüm faili meçhullerin suçlularının bulunmasını talep ediyorum . Roboski, Reyhanlı, 90'larda öldürülen basın mensupları , siyasetçiler… Saymakla bitmez. Bu cinayetlerin üstü kapatılmasın talep ediyorum bunu da anlam ediyorum.

Siz bu tenkitleri 90'larda özgürce inşa ediyor muydunuz?
90'larda inanın bana ortam çok özgürdü. Hem Bir politikasi içerir hem bir esprili yayınlar yapıyordum. Fatih Altaylı Best FM'de Adnan Hocacı'lara argo etmişti. Siz öyle düşünün… Gazeteleri yırtıyordu, duyuluyordu yayı içinde. Bu haklarında çok katı yayım yapılmış olan bireyler "Gelelim radyoda kendimizi savunalım" diye bizi arıyordu. Günlerce İSKİ skandalıyla alakalı yayım yaptığımı anımsıyorum . Kimseden bir telefon dahi gelmedi. Bir de şimdiye bakalım: "Asarız, keseriz."

Peki insan 21 sene süresince yaptığı yazılımı bitirince ne hisseder?
Çok berbat bir vaziyet zira çok emeğim var. Tevekkülle karşılamaya çalışıyorum,  " Yaşamda daha berbat birşeyler de var" diyerek. Çok hayran olduğum rahmetli Jülide Gülizar benzeri oldum. Yıllarca Ankara Radyosu'nda çalıştıktan hemen ardından pekçok şeyden huzursuz olmaya başlıyor ve bir erken kalktığında radyoda konuşamayacağını farklılık etmekte . Ben de daima ondan korkuyordum. O civarı çok stress yapacaklar ki bir gün konuşamayacak duruma geleceğim. Bilemiyorum belki de daha eskiden istifa etmeliydim…

Ülkenin bu durumu sizde ne türlü bir his yaratıyor?
Çok öfkelendiriyor. Halen bu ülkede ücret ve ekonomi sözleri insanlığın önüne geçiyor.  " Ücret mı insaniyet mı?"nın yanıtını Soma'da aldık. Paraymış. 250 bin dolar değerinde bir tedbir alınmadığı amaçlı vatandaşlar can verdi . Firmanın sahibi "120 dolar değerinde işi 20 dolara getiriyorum" diye övünüyor. Belli Bir Süre hak, haklar , insaniyet ... Çoğalış bu kavramları hatırlayalım. İnsanları 800 TL aylığa altını çizen tabuta sokmuşlar. Bu vaziyet her sektörde görünüyor . Çok paragöz bir halk olduk. Kendimde de bunu sorguluyorum. Hepimizin sual sormaya özünden başlaması gerekmektedir .

Elinizden mikrofonunuz alındı, hemen yepyeni bir kendinizi anlatma sahası meydana getirecek mısınız?
Şu anda ne yapacağımı hiç bilmiyorum. Ama hiç olmadı, açarım webten kendim yayım yaparım. Beni susturamazlar yani… Bilhassa nihai 2 gündür Soma'da olup biteni radyoda konuşamadığım amaçlı çok maalesef .

Bir de yazar kimliğiniz var. Geçtiğimiz hafta nihai romanınız 'Ben Sen ve O'yu çıkardınız... 'Ben Sen ve O' 2 senedir üst kısmına çalıştığım bir işti. İlişkilere konusunda bir kitap, birçok konuyu barındırıyor. Bir bayan , üç erkek ve üç şehir içinde geçtiğimiz bir hikâye. Ben tek çocuktum ve çocukken 2 dostum vardı; biri radyo ötekisi ise romanlar. Yazmak nihai yıllarda uğraştığım bir şey değşehir. Liseden beri yazıyorum. Kadıköy Kız Lisesi'ndeyken minik aşk öyküleri yazar, sınıftaki bütün kızlara dağıtırdım. Bu roman o vakitten şimdiye taşınmış bir düş .

Kitap üç şehir üzerinden ilerliyor. Bunlardan biri meydana gelen New York sizin daha önce yaşadığınız bir yer…
Evet, New York bildiğim bir şehir. New York'u seçmemin sebebi o kalabalık ve kaos içinde 2 insanın birbirini bulması. Diğer şehir ise Milano. Milano'ya hiç gitmedim. Bilhassa hiç gitmediğim, görmediğim bir koltuk seçtim. Zira romanda Milano'nun soğukluğunu vermem gerekiyordu. Gördüğüm bir koltuk olsa belki onu yansıtamam diye düşündüm. Zira karakter oraya kaçarak ve huzursuz olarak gidiyor. Roman bittikten hemen ardından Milano'ya gittim ve düş edip yazdığım o hanesi aradım. Yürüdüm, yürüdüm kentin dışarısında banliyo mahallelerine bakarken sıvaları akmış, ferforje balkonlu, önünde bir motosiklet duran hanesi gördüm. Köşede de bir kafe-bar var. Karakter her erken orada kahve içiyor. Ve gördüğümde dizlerim titredi. "Tam da bunu düş etmiştim" diye düşündüm. Karanlık, izbe, eskiyen binalarla dolu bir yol . Resmini da çektim.

Kitapta birbirlerinden ve şehirlerden kaçan karakterler var, bu esasında sizin içinizdeki bir talep mi?
O bende daima var. Daima bir yere gitmek talep ediyorum . Hele şu aralar beni bir yere ışınlasalar çok sevinçli olurum.

KAYNAK : http://biradyodinle.com/radyo-seymen/

5 Kasım 2014 Çarşamba

Radyo Banko dinle

Radyo Banko 99. bir frekansında Ankara ili merkezli yayım yapan milli tek radyodur. Ankara yöresine ilişkin müzikler ile dinleyicilere unutulmaz dakikalar yaşatan radyo kanalı süratle büyümektedir.
Park fm Resmi reklam ajansı! Banko Işlek dinle Performans Işlek Radyo Dinle, Radyo, bu coğrafyada, artık kırklı yaşlarının 2. yarısına yaklaşan televizyona mukayese et tek sürü ek olarak uzunca tek her geçen gün hayatımızda. Yaşamın bu civarı içerisinde meydana iştirak eden bu "sihirli kutu"yu uzunca tek zamandır unuttuk adeta . Bize ne civarı dosttu o kutudan çevreye dağılan , sesler, notalar… Dünyayı biz neredeysek oraya taşırdı radyo. Bu sihirli kutunun okunmaya ölçüt tarihi var. Bu makalede , bu şekilde tek tarihin gözler önüne serilmiş durumu meydana iştirak eden tek kitap tanıtılacaktır.

Araştırma Yorucu süreçtir. Tek konu üst kısmına belgelere dayalı kitap yazmak pratik benzeri görülebilir. Halbuki hem tek verilerin içerisinde kaybolmak benzeri tek tehlike hem tek de belgelere daldıkça sonu gelmez verilerin belirlenmiş kısıtlar içerisine sığdırılma zorluğu vardır. Okumayı seçtiğiniz bu kitap bu ince ve Yorucu süzgeçten geçip sizlere erişen enteresan verileri yorumlarla sunuyor. Ötüken Neşriyat aracılığıyla bu sene mart ayı içinde yayınlanan Radyoculuk Geleneğimiz ve Türk Musikisi kitabı, Tamer Kütükçü aracılığıyla kaleme alınmış. Radyo deyince de akla önce iştirak eden konulardan biri, "müzik ", "musiki" radyoculuk geleneğiyle ilişkilendirilerek ele alınmış. Bu kitabın tek sürü dikkatli tek soruşturmanın ürünü meydana geldiği ek olarak önce satırlardan bu yana anlaşılıyor. Bölüm başlıklarına bakıldığında o araştırmaların tek sürü enteresan veriler sunduğu ve bu sayfalara sığdırılmaya çalışıldığı da belli.

Yazar, sunuş yazısında; "Bu çalışmada, radyoculuk serüvenimiz başlamasından bugüne tüm kurumlarıyla masaya yatırılacak, musiki üstünde belli tesiri meydana geldiği tahmin edilen tüm uygulamalar analiz konusu edilecektir. Iş , radyoculuk serüvenimizin 5 anne katmanı meydana iştirak eden İlk İstanbul Radyosu tecrübesi (bir927-1938), Ankara Radyosu macerası (bir938-1949), Yepyeni İstanbul Radyosu zamanı (bir949-1964), TRT Müessesesi İçindeki Radyolar çağı ( 1964-……) ve Özel Radyoculuk girişimleri (bir990lar-……..) bölümleri dahilinde yapılandırılmış her kısımda alakalı müesseselerin tarihçesi evrensel hatlarıyla sunulduktan ek olarak sonra , kurumlardaki musiki etkinlikleri aşağı başlıklar altında incelenmiş, bu yapılırken de musiki üstünde müspet tek tesiri meydana geldiği görülen uygulamalarla, musikiyi menfi istikamette etkilediği tahmin edilen tek takım teşebbüsler farklı ayrı , analitik ve argümantatif tek yaklaşımla ele alınmıştır." tümceleriyle bu kitapta bizi nelerin beklediğini de tek sürü sıkı özetliyor.

Detalı dinlemek için hemen tıklayın http://biradyodinle.com/radyo-banko/

4 Kasım 2014 Salı

Radyo Sitesi Kurmak

Radyo sitesi kurmak; Firması olarak size web tasarımlı radyo sitesi bölümünde tahmini 2 yıldır en güzel biçimde hizmet vermeye devam ediyoruz. Prof olarak "Radyo sitesi kur" firması her yil güncel olarak yepyeni radyo temaları üretmeye devam etmektedir . hem bir de bir sürü yakın bir zaman içersinde radyo sitesi firması olarak "Flatcast radyolar" içerisinde radyo temaları ve radyo tasarımları üretmeye başlayacağız. Firmamız flatcast radyo dair hiç bir yerde olamayan flatcast şablonlarıyla de bedava radyo sitesi olarak malum flatcast özel kullanıcıları için de kocaman bir dayanak çıkarmaya başlayacak.

internet radyosu kur, olarak da malum firmamız Radyo sitesi kur olarak web üzerinden radyo yayını inşa etmek talep eden bir bir sürü ferdi ve müessesesel şirket ve kişiler için radyo yayıncılığı hizmeti ve tasarımlı radyo hizmeti vermeye devam etmektedir . Firmamız bilhassa web radyosu dair bir bir sürü ülke ve il radyoculuk hizmeti vermeye devam etmektedir . web radyosu kurmak için gereken yazılımları ve web radyosu kurdukdan ardından bu yazılımları ne türlü kullanacağınız dair kocaman bir dayanak ile size videolu öğrenim de vermeye devam etmektedir .

ÖRNEK YAYIN: Radyo Banko dinle

radyo sitesi kurmak isteyenler için; önerilerimiz var, web üzeriden radyo sitesi kurmak için şüphesiz radyo meydan adınızın com uzantılı radyo meydan adı olarak seçmenizi öneririz. com radyo meydan isimleri bir an önce edinilen radyo meydan adı meydana geldiği için. çeşitli birisi aracılığıyla alınmış ve sitesi inşa edilmiş ise google de en enbaşta olacaktır. dolayısyla siz tam olarak radyo meydan adı aldığınızda com radyo meydan ismin arkasından gelmenizde hit kaybına ugrayacaksınız. Veya radyonuzu dilediğiniz benzeri alıp bizim şirket veya farklı firmalarda oldugu benzeri profesyonel seo danışmanlarıyla radyonuz hangi uzantıda olursa olsun en başa gelmeniz için seo uygulamasıyla radyonuzu en başa getirebiliriz. hem bir de google de bir bir sürü metatag ve anahtar kelime de ilk sıralara gelmenizi sağlayabiliriz.

bedava radyo sitesi kur; bedva radyo kurma, bedava radyo kurabilirsiniz benzeri ilan yazan veya bedava radyo sitesi verici radyo firmaları önermiyoruz. Zira bedava radyo verici firmalar beli bir zaman ardından radyonuzu geliştirdiğinizde büyüttüğünüzde size fiyatlı olarak radyo hosting verecektir. Bunun için bu çeşit firmalarda hem bir reklam yer aldığı için hemde bir sürü yayım kesilmesi benzeri vakalar oldugu için bizim terciğimiz sizin bir radyo hosting firmasından radyo paketi alarak yayınlarınıza başlamanızdır.

sitene radyo kur; ve web radyoculuğunda sizlerde dinleyicilerinizi sitenizde tutara radyonuzun yardımıyla hem bir sitenizin hiti artsın hemde hem bir de radyonuz yardımıyla reklamlar alabilirisniz. İstediğiniz sitelere blog, bilgi , portal, ferdi , müessesesel , okul, magazin, ve bir bir sürü siteye radyo sistemi kurabilir ve siteniz üzerinden radyo yayınları yapabilirisniz.

flatcast  ( Bedava Radyo Hostingi) ; bedava radyo kurmak isteyenlerin istediği bir firmada flatcast radyodur. istersenizde tamemen bedava ve hasbihal odası meydana gelen bir radyo portalı ve radyo streaming programı içerisinde barındıran flatcast radyo ya bedava aza olabilmektedir ve bedava olarak dilediğiniz radyo temalarını koyabilirisniz. Flatcast radyolarının bedava meydana gelmesinin yakınında dezavantajları da vardır. sözgelimi flatcast radyo da gsm telefonu ile radyonuz dinlenmeyecektir. hem bir de radyonuza girenler "active-x" adı altında bir yazılım meydana gelen flatcast uzantısı olmadan radyoyu dinleyemeyeceklerdir.
sitene radyo kurma; sitene radyo kurmak için tek yapmanız gereken olan www.radyohostingpaketleri.com, www.radyotelekom.com benzeri bir siteden radyo host ( yayım streaming) alarak web radyo yayınızı yapabilirsiniz. bu uygulamayı alarak sizlerde web üzerinden radyo yayıncılığına başlayabilirisniz.

radyo dinle; kısmı bölümünü bilgi sitesi, blog sitesi, ve başka sitelerinz için bedava olarak hazırlıyoruz. veya hazırlıklı radyo sitesi alarak sizlerde web üzerinden bizzat radyo yayım istasyonuzu kurabilirisniz. Web siteli radyo paketlerimizden alarak web radyo isminizi tespit edilerek web de radyonuzu kurabilirisniz. ayrıntılı bilgi için bizi arayınız.

DESTEĞİ http://biradyodinle.com/ dan alabilirsiniz...

3 Kasım 2014 Pazartesi

RADYONUN GELİŞİMİ

Radyo tekniğinin pekçok babası var. İtalyanlar, İngilizler, elbette Amerikalılar ile Ruslar, radyo tekniğini kendilerinin bulduğunu ileri sürüyorlar. Bir Takım Amerikalılar, Edison'un önce diyodu geliştirdiğini, diyotsuz da radyo düşünülemeyeceğini anımsatıyorlar.
Ne var ki, dik frekans alternatörü olarak bilinen buluşu yapan ve 46 yıl süresince General Electric Şirketi'nde personel Ernst Alexanderson'un akabinde da laf ediliyor. 1904 senesinde işe girişen Alexanderson, 1906 senesinde Amerika'da önce deney niteliğindeki radyo yayınını olası kılan birey olmuştu.
Amerika'da resmen radyo yayınları, 1921 senesinde başlamıştır. Rusya'da ise Aleksander Stepanoviç Popof, radyonun babası sayılır. Üstelik Amerikan Deniz Kuvvetleri'nin 1963 senesinde hazırladığı bir raporda dahi , 1859?la 1906 seneleri aralarında yaşamış meydana gelen bu Rus profesörün ismi geçer.
Marconi ile Popof'un 1895 senesinde anında hemen benzer sıralarda radyo yayınları inşa etme tekniğini bulduğu anlaşılıyor. Ne var ki Guglielmo Marconi, güzel bir tüccar olduğundan anında buluşunu tüm dünyayı gezerek duyurmayı muvaffak olan birey olmuş. Esasında Popof, berbat gökyüzü koşullarını ve yıldırımları eskiden bilgi alabilmek için bir yenilik düşünmüştü. Havadaki statik ya da atmosferik cereyan derecesini ölçmeyi mantık etmiş ve ek olarak radyoyu geliştirmişti. Ortada ya da uzunca dalga istasyonlarını dinleyenler, yaklaşmakta meydana gelen berbat gökyüzü şartlarının , radyoların aldığı parazitlerle çok önceleri farkedildiğine şahit olmuşlardır.
Savaş gemilerindeki haberleşme haklarıyla alakalı olarak yıllar seneyi Marconi'yle patent davaları sürdüren ve bu sebeple radyoculuğun tekniğini en güzel incelemiş meydana gelen Amerikan Deniz Kuvvetleri, Popof'un Marconi'ye yönelik ek olarak iyi bilim insanı meydana geldiğini kaydediyor.
Rusya'nın deniz kuvvetleri adına personel Popof, İngiliz James Clerk Maxwell ve Alman Heinrich Hertz'in buluşlarını değerlendirerek radyo yayım ve etkileyici tekniğini geliştirmiş ve üstelik 1900 senesinde Paris'teki Hayat Fuarı'nda kocaman altın madalyayı almıştı. Radyo Banko Dinle...

Radyonun Teknik Özellikleri

Sesi, atmosfer içinden, Hertz dalgaları aracıyla çok uzaklara ulaştırılan penis . Radyoya ses dalgalarını cereyan dalgaları haline çevirir; ya da cereyan dalgalarını atmosferden derleyerek ses dalgaları haline koyar.
Bu yönden ,
a yuvarlak veren radyo,
b yuvarlak etkileyici radyo
olmak üzere 2 tür makineden meydana gelmiştir.

Radyo vericilerinde sönümsüz dik frekanslı titreşimli akımlar kullanılır. Ses ve laf titreşimlerinin genlik ve frekansları çok anlaşılmaz bir biçimde değiştiğinden bunları kesikli elektromagnetik dalgalarla iletmek olası değildir . Radyo yayımlarında kullanılan sönümsüz dik frekanslı titreşimli akımların verdiği elektromagnetik dalgalar ses titreşimleri için taşıyıcı dalga vazifesini görürler. Bu taşıyıcı dalga, veren radyo istasyonunda mikrofon aracılığıyla değişime uğrar. Bunun için önemsiz titreşimli akım devresine eden bir mikrofon karşısında ses ortaya çıkar . Ses titreşimlerine uyarak değişim gösteren mikrofon akımı, sönümsüz dik frekanslı titreşimli akımın sabitgenliğini değiştirir. Radyo alıcıma antenine gelmiş meydana gelen değişime uğramış elektromagnetik dalgalar, alicinin devresinde dik frekanslı titreşimli akım meydana getirir. Bu akım dedektör aracıyla bir istikametli akım haline geçer. Yayımlanan ses titreşimlerine yönelik değişim gösteren bu akım, kulaklığın levhasını titreştirir. Bu titreşimlerin genlikleri radyo alıcısının kulağımdan akım genellikle çok fit olduğundan, bu akımı şiddetlendirmek için kulaklık mahaline radyo alıcılarında hoparlör kullanılır.

Kaynak: http://biradyodinle.com/radyo-banko/

2 Kasım 2014 Pazar

İNTERNET RADYOCULUĞU

İtalyan Mucit Guglielmo MARCONİ radyoyu buluş ettiğinde eminim buluşunun bugünkü noktalara gelebileceğini düş etmemiştir.

İnsanlık serüveninde bilişim ne civarı gelişirse gelişsin zaman ne civarı çabuk akarsa aksın kurallar , vaziyetler neyi gerektirirse gerektirsin radyo daima onu dinleyen özel kişilerin hayatlarında tek yerlerde olmuştur.

Bazen AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI' de Cumartesi gecesi partisinde baş köşede,bazende Ruanda' da elektriğin meydana gelmediği tek barakada bataryasıyla insanlara umut ve hayata sevinci vermiştir radyo.

Peki internetin yaşamın her sahasına girdiği şu devirde radyoculuk ne alemde? Dedik ya web yaşamın her kapsamında ve bilimadamları bunun pozitif yanlarının yanında negatif yanlarının da meydana geldiğini her fırsatta dile getiriyorlar.Öyleki ki insanlar çoğalış en ufak market-pazar alışverişlerini bile web üzerinden yapmayı seçim ediyorlar, nedeni ise çağımızdaki kuvvet iş şartları , baskı , his doygunluğu insanları bu yola sürüklüyor.

Elbette bundan radyolar da üzerlerine düşen hissesi aldılar.Kaset,Cd gelişimi ile her ne civarı romantik radyocuların katılım göstermediği tek fikir olsada yara alan radyoculuk web radyoculuğu ile yep yepyeni tek ebat kazandı.

Bu yepyeni boyutda radyoseverler aralarında polemik konusu tek bölüm bunun radyonun ruhuna ters meydana geldiğini radyoculuğu daha da son vereceğini müdafaa ederken başka tek bölüm bunun aksine yara alan radyoyu tekrar eskiyen gücüne kavuşturacağı görüşünde.

Bu konuya şu şekilde tek giriş inşa etmek isterim evrensel bağlamda baktığımda internetin en az kayıp verdiği dalların en başında radyoculuğun geldiğini tahmin ediyorum . Belki bu giriş bile bu konuyla alakalı hakkındaki görüşlerimiz ile ilgili bilgi veriyor ama biz yinede detaylandıralım.

İnternet yardımıyla herşeyi tek sürü pratik tüketir olduk.Şarkıları da… Fakat şarkılar bana yönelik daha eskiden de çabuk tüketilebilir olmuştu. Peki geriye ne kaldı? İnsana işaret eden en basit kıymetler ,samimiyet, ısı , hasbihal ,dertleşme. Bunların müzikle harmanlandığı şiirle taçlandırıldığı ender platformlardan biridir radyo.Ses dışarısında görüntülü iletişimin olmaması da benim düşünceme yönelik olaya başka tek sihir katıyor.

Kabul etmek sebep web radyoculuğunun gelişmesi ile radyolar içinde kapananlar oldu fakat tekrardan onay etmek gerekir ki kendini bu yepyeni teknolojiye adapte ederek bu yöntemde yüreyen radyolarda oldu. Örneğin Radyo Alaturka, Alaturka Dinle bu sevilen radyolardan biri haline geldi..

Artık akıllı telefonların da hayatımıza girmesi ve bu teknolojinin süratle gelişip değişmesi ile internete her zaman her yerde ulaşabilir vaziyette .Haliyde evinde tek köşede radyosunu açıp gazetesini okuyan tek insan ile internette tekrardan radyosunu açıp tekrardan sanal ortamda gazetesine bakanımız tek insan arasın da arasında bulunduğu ortam dışarısında birçok tek çeşitlilik olacağını düşünmüyorum.

Ben normal banttan yayım yapılmış olan tek radyo programında gösterilen ciddiyete uyulduğu müddetçe web radyoculuğunun hiçbir sakıncasının olacağını düşünmüyorum. Fakat son zamanlarda radyo yayım programını bilgisayarına her kuran bu işe her heves edenin yayım yapıp,sıkıldığında bıraktığını Ya da vakası yalnızca müziğe,reklama dönüştürdüğü gerçeği karşısında elbetteki insanlar radyonun ısısını arayıp bu olgudan uzaklaşacaklar.Ki benim düşünceme yönelik bu çok riskli Tek birşey bunu illigal işler için kullanacak kişilerin yanında son zamanlarda bile misal sunmak gerekirse populer tek müzisyenin fanı benzeri radyo açıp insanlara tabak çanak satmak,yayıma dahil olan dinleyecilerin o müzesyine sevgisini sömürmek üstelik o dinleycileri istismar etmeye civarı varan süreçlerin meydana geldiği web radyoları da yok değil.

Paragrafın en başında da söylediğimiz benzeri web radyoculuğunun daha genelleme yaparsak ifade edilecek işin en basit kaidesi o işe hürmet işitmek ve o işi şartlarıyla yapmaktır.Ülkemizde ve yeryüzünde web radyoculuğu süratle ilerlemekte adeta çoğalış sektörde belli yere iştirak eden radyolar konserler, etkinlikler yarışmalar yapıp ülke çapında ses getirecek projelere imzasını atıyorlar.

Belli çizgisini ciddiyetle savunan web radyolarının da aynı öbür radyolar benzeri sadık dinleyicilerinin olması da normal, yeniden az önce bahsettiğimiz benzeri ülkemizde ve yeryüzünde çoğalış internete erişmek hiç zor değil, yayım hızıyla alakalı sıkıntılar ise her geçtiğimiz gün gelişen ternoloji ile süratle çözülmekte. Başka Bir Deyişle iş ciddiyetini ve dinyecisine saygısını savunduğu müddettçe web radyoları gayet tabi müessesesel uzunca müddetli oluşumlar olabilirler.

Peki kalıplaşmış Ya da ek olarak diğer bir tabirle fme sadık radyo dinleyicileri ne olacak,Önyargıları kırmak bir sürü zor biliyoruz fakat işin içerisine web girdiği zaman yıl aralığı her halükarda kişilerin önyargıları ek olarak pratik kırılıyor.Az önce verdiğim örnekteki benzeri yaşı belli bir noktaya gelmiş amca elbetteki evinde huzur içerisinde radyosunu dinleyip zevk almak arzu eder ama benzer amca güneşli bir İzmir gününde akıllı telefonunun kulaklığını kulağına takıp rastgele bir tam olarak radyosunu da parkta gökyüzü alırken birçok tabi dinleyebilir.Bu örnekten yola çıkarsak web radyolarının kendilerine sıfırdan dinleyici yaratma mecburiyeti meydana geldiği savını birçok kabul ettiğim söylenemez.

Hem web radyoculuğunun hem bir fm radyoculuğunun birbirlerinden öğrenecekleri bir sürü birşey meydana geldiğini tahmin ediyorum .Tabi bu radyoları dinleyenlerinde… Esasında ikisi bana yönelik benzer birşey benzer tüm fakat belli bir süre dilimi içerisinde bizler onları 2 farklı olgu benzeri görmeye aynı ritimde devam edeceğiz büyük ihtimalle . İnternet radyoculuğu fm radyoculuğundan en enbaşta samimiyet ve sadakati öğrenebilir,fm radyoculuğu ise web radyoculuğundan pratik ulaşılabilirlik ve hızı öğrenebilir diye anında aklıma iştirak eden 2 misal . Bu 2 olgunun birbirlerini tamamlanacağını düşünmüyorum netice olarak aksine radyonun gücüne kuvvet katacakları istikametinde benim görüşüm yeterki bu yazının esasında özünde meydana iştirak eden ciddiyet ve samimiyetten ayrılmasınlar...


1 Kasım 2014 Cumartesi

Radyonun keşfi

Televizyon bu sabah en yaygın elektronik haberleşme biçimi meydana gelmesine nazaran bir zamanların popüler cihazı radyo halen en yaygın yayıncılık aracı olarak yerini korumakta. Radyo olmaksızın, gündelik yaşamımızda yer alan pekçok hizmet ve konfor olası olmayacaktır. Radyo, milletin emniyetinin sağlanmasında, endüstriyel üretimde işletmede, tarımcılıkta, nakliyatçılıkta eğlence dünyasında uzay seyahatlarında deniz fazla haberleşmelerde özetle aklınıza gelebilecek pekçok noktada kullanılmaktadır..İtalyan kaşif Guglielmo Marconi radyonun babası olarak onay edilir. İngiliz bilimadamı James Maxwell 1865 senesinde elektronik olarak üretilen radyo dalgalarının dağılma teorisini kurmuş ve Alman fizikçisi Heinrich Hertz, 1888 senesinde Maxwell'İn teorisini kolay olarak gerçekleştirerek bu konuyla alakalı liderlik etmişlerdir. Marconi ile beraber 1898 senesinde ilk radyo resmen doğmuş oluyor . İlk tüketimi gemiden sahile haberleşme içindi. 1923 senesinde dik frekans radyo dalgalarının iyonsfer'e çarparak dünyaya döndüğü ispatlanınca radyo, deniz fazla haberleşme de dahil olmak üzere olmak üzere süratle yaygınlaştı..İlk radyo 3 S 'i söyledi ..İlk keşif şu biçimde gerçekleşti: Marconi bir gemide geliştirdiği radyo(!) ile kıyıda yer alan hizmetçisine kablosus telgraf tarafından 3 adet S harfi yolladı. Mignani'nin asistanı da sinyali aldığı süre ateş edecekti.. Marconi 3 S'i yollama komutunu verdiğinde dünyada ilk kez radyo dalgaları yayıldı, 3 S uzayda dolaştı, dolaştı ve alıcıya ulaştı. Alıcıya eriştiğini gören hizmetçi Mignani tetiği çekti. Deney başarılıydı. Böylece ilk radyo da kolay olarak çalışmış oluyor..

Kaynak: http://biradyodinle.com/